Stresle mücadele etmek, her zaman genç ve dinamik kalmak, günün yoğun temposunu yorulmadan yaşamak için yulaflı yiyeceklerle mutlaka tanışmanız gerek. Sağlıktan güzelliğe pek çok derdin devası olan yulafı, sofranızdan eksik etmeyin. Çinliler yulafın zindelik verici özelliklerini binlerce yıl önce keşfetmişler. Antik Romalılar onu enerji depolamak için sofralarından eksik etmemişler. Savaşçı Vikingler efsanevi fiziki güçlerini yulaf ezmesi ile hazırlanan ''porridge'' adlı kahvaltılık yiyeceğe borçlu olduklarını sık sık dile getirmişler. ''Bitkisel protein'' de denilen yulafta bol miktarda protein, lipid, lif, mineral tuzlar, vitaminler ve B grubu vitaminleri bulunuyor.
Yulaf, kasları tazeleyen ''lisina'' denilen bir protein ve sinirlerin işlevini düzenleyen yüksek dozda B grubu vitaminleri içeriyor. ''İyi'' yağlar açısından çok zengin. İçeriğindeki ''oleik asit'' denilen yağlar, sinir hücrelerinin düzenli bir şekilde işlemesi için son derece yararlı. Yulaf mineral açısından da çok zengin: 100 gramında 53 mg kalsiyum, 405 mg fosfor, 4.5 mg demir ve 268 mg potasyum bulunuyor. Ayrıca değerli bir magnezyum deposu.
Yulaf, pek çok derdin devası olan bir tahıl. Düzenli olarak tüketildiğinde vücudu tazeleyip adeta yeniden yapılandırıyor. Yulaf, hücrelere enerji taşınmasında, dokulara kan aracılığı ile oksijen transferinde ve zarar gören yaşlı hücrelerin yenilenmesinde son derece etkili bir besin. Yüksek dozdaki enerji verici özellikleri nedeniyle sınavlara hazırlanan öğrencilere, bebek bekleyen anne adaylarına, sporculara, soğuk havalarda çok üşüyenlere, sık hastalanan küçük çocuklara, büyümekte olan çocuklara ve nekahat dönemindeki hastalara çok fayda sağlıyor. Ayrıca vücuttaki ağır metallerle birleşip bu maddelerin vücuttan atılımını sağlıyor. Moskova Devlet Üniversitesi bilim adamları, yulafın çok değerli bir sağlık iksiri olduğunu belirterek Rusların uzun yıllardan bu yana ağır metal zehirlenmelerine karşı yulaf kullandıklarını ifade ettiler.